Yazar "Çakan, Fahri" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Doksan yaş ve üzeri bireylerde atriyal fibrilasyon(Karabük Üniversitesi, 2021) Çakan, Fahri; Önalan, OrhanGereç ve yöntem: Nisan 2018-Ocak 2019 tarihleri arasında Kardiyoloji polikliniğine başvuran 90 yaş ve üzeri tüm hastalar çalışmaya dâhil edildi. Tüm hastaların demografik ve klinik özellikleri kaydedildi ve detaylı transtorasik ekokardiyografik incelemeleri yapıldı. İki yıllık takip sırasında meydana gelen tüm ölüm olayları tarihleri ile kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya toplam 112 hasta dâhil edildi (medyan yaş:92, ÇAA: 91-93, %66 kadın). Çalışma grubunun 50'sinde (%44,6) AF tespit edildi. Demografik ve klinik özellikler bakımından AF ve sinüs grupları arasında anlamlı bir fark gözlen-medi. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, atriyum boyutları, pulmoner arter çapı ve tahmini sistolik pulmoner arter basıncı, AF grubunda sinüs grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti. Ortalama 468 günlük (±33) takip boyunca AF grubunda 32 (%64), sinüs grubunda ise 28 hasta (%45) öldü. Genel sağkalım dağılımı, AF'si olan hastalarda sinüs ritmine sahip olanlara göre anlamlı derecede daha kötüydü (log-rank testi ?2 6,73, p=0,017). Çok değişkenli Cox regresyon analizinde, AF (HR:2,46, %95 GA:1,46-4,16) ve diyabet (HR:2.44, %95 GA:1,21-3,81) artmış mortalite riski ile, bel çevresinin ise (HR:0,96, %95 GA:0,93-0.98) azalmış bir mortalite riski ile ilişkili olduğu görüldü. Sonuç: Atriyal fibrilasyon, 90 yaş ve üzeri bireylerde oldukça yaygın bir ritim bo-zukluğudur. Bu yaş grubunda AF ve sinüs ritmi olan hastalar benzer demografik ve klinik özelliklere sahiptirler. Doksan yaş ve üzeri bireylerde, AF ve diyabet artan ölüm riski ile, bel çevresi ise azalmış bir ölüm riski ile ilişkilidir.Öğe Increased para-aortic adipose tissue on echocardiography may closely be related with fragmented QRS(Facultad de Salud de la Universidad del Valle, 2024-10-28) Çakan, Fahri; Akıncı, Sinan; Adar, Adem; Köktürk, Uğur; Akbay, Ertan; Önalan, OrhanBackground: The association of fragmented QRS (fQRS) with many cardiac pathologies such as cardiac fibrosis has been described previously. Paraaortic adipose tissue (PAT) is thought to be associated with many cardiac diseases and there is only one publication on its echocardiographic evaluation. Aims: To describe the possible relationship between fQRS and PAT. Methods: Patients presenting to the cardiology outpatient clinic were evaluated for inclusion in the study. Presence of additional R' wave or notching/splitting of S wave in two contiguous ECG leads was defined as fragmented QRS (fQRS) and patients were divided into two groups according to fQRS status on ECG. The hypoechoic space in front of the ascending aorta was considered as PAT in the parasternal long-axis view. The medical history and routine laboratory parameters of the participants were recorded. Univariate and multivariate binary regression analysis was used to determine the relationship between PAT and fQRS. Results: A total of 221 patients were enrolled and divided into two groups according to fQRS status. PAT was significantly higher in the fQRS group: 9.2 mm (7.1/12.3) vs 6.8 mm (1.2/10.9), p=0.001. Univariate analysis showed significant association between fragmented QRS and PAT size (OR 1.122, p= 0.001). Binary regression analysis revealed an independent and strong association between aortic size (OR 1.4, CI95% 1.012-1.938, p=0.042), paraaortic adipose tissue (OR 1.483, CI95% 1.084-2.029, p=0.014) and fragmented QRS. Conclusions: The presence of fQRS is associated with PAT, a newly defined parameter in echocardiography.Öğe Non-dipper kan basınç paterninin aortik ark genişliği ile ilişkisi(2017) Nıkhılraj, Cc; Adar, Adem; Önalan, Orhan; Çakan, Fahri; Karakaya, Ekrem; Akbay, ErtanAmaç: Non-dipper kan basınç paterni ile akciğer grafisinde ölçülebilen aortik ark genişliği arasındaki ilişkiyi araştırmak.Gereç ve Yöntem: Kardiyoloji polikliniğinde Haziran 2014 ile Aralık 2015 tarihleri arasında muayene olan ve 24 saatlik ambulatuar kan basınç monitörizasyonu yapılan 18 yaş üzeri hastalar ardışık olarak çalışmaya dahil edildi. Gece yeterli kan basınç düşüşünün (sistolik<%10) olmaması non-dipper kan basınç paterni olarak tanımlandı. Hastaların ön arka akciğer grafilerinde aortik ark genişliği ambulatuar kan basınç moniterizasyon sonucunu bilmeyen tecrübeli doktorlar tarafından dijital ortamda ölçüldü. Non-dipper kan basınç prediktörlerini saptamak için çok yönlü regresyon analizi uygulandı.Bulgular: Toplam 271 hasta çalışmaya dahil edildi (125 hasta non-dipper, 146 hasta dipper) Non-dipper grubu daha yaşlı, hipertansiyon ve diabetes mellitus dipper grubuna göre daha fazla, glomerüler filtrasyon hızı ise daha düşük bulundu. Aortik ark genişliği non-dipper grubunda anlamlı olarak daha geniş izlendi (38,5 ± 3,7 vs 35,1 ± 4; p <0,001). Çok yönlü regresyon analizinde, non-dipper KBP ile aortik ark genişliği (? : 1,216; p< 0,0010; CI: 1,109-1,334) ve sol ventrikül kitle indeksi (? : 0,968; p= 0,019; CI: 0,942-0,995) arasında bağımsız bir ilişki bulundu.Sonuç: Akciğer grafisi ile ölçülebilen aortik ark genişliği ile non-dipper kan basınç paterni arasında bağımsız ve güçlü bir ilişki vardır. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında ön arka akciğer grafisindeki artmış aortik ark genişliği non-dipper kan basınç paterni varlığı açısından uyarıcı olabilir.