Yazar "Cosgun, Ufuk" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Antalya ve eğirdir orman fidanlıklarında bazı yabancı ot mücadele yöntemlerinin fidan gelişimi ve fidanlık maliyetlerine etkileri(2019) Kavgacı, Ali; Yılmaz, Ersin; Cosgun, Ufuk; Erkan, Serpil; Çobanoglu, Abdurrahman; Cosgun, Selma; Terzı, MelihatBu çalışma ile Toros sediri (Cedrus libani A. Rich.) ve kızılçam (Pinus brutia Ten.) fidan üretim alanlarında sorun olan yabancı otlarile mücadelede herbisit ve solarizasyon uygulamalarının fidan gelişimlerine, fidan yaşama oranlarına ve fidanlık maliyetlerine etkileribelirlenmiştir. Araştırma Eğirdir ve Antalya Orman Fidanlıklarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmalarda üç farklı etken maddeye sahipherbisitler ve solarizasyon uygulamaları yer almıştır. Uygulamalarınmaliyet analizleri aynı fidanlıklarda uygulanan mekanik mücadeleyöntemi ile karşılaştırılarak yapılmıştır. Herbisit uygulamaları sonucunda yabancı otlarda kontrol sağlanmış olsa da uygulamaların Torossediri ve kızılçam fidan gelişimi ve yaşam oranlarını düşürdüğü belirlenmiştir. Solarizasyon uygulaması ise yabancı otların örtme derecesini çok yüksek oranda etkilemezken, fidan gelişimi ve yaşamaoranlarında artış tespit edilmiştir. Maliyet analizi sonucunda ise herbisit uygulamalarının fidanlık maliyetlerini azalttığı belirlenmiştir.Çalışma genel olarak değerlendirildiğinde; orman fidanlıklarında yabancı otlardan kaynaklanan yüksek maliyet değerlerinin düşürülmesiiçin herbisit kullanımının ekonomik olacağı ancak bu aşamada fidansayısı ve gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerinden dolayı bir öneride bulunulamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle fidanlıklardaruhsatlı herbisitlerin kullanımına yönelik araştırmalara devam edilmesi gereklidir.Öğe Applicability of European landscape typology in Turkey (Cakrlar Watershed case/Antalya)(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2018) Gungoroglu, Cumhur; Kavgaci, Ali; Cosgun, Ufuk; Calikoglu, Mehmet; Ortel, Erdal; Balpinar, NeslihanThe aim of this study is to put forward Turkey as a case study of the applicability of the European approach to landscape characterisation studies at the local scale within the context of the European Landscape Convention. For this purpose, a classification of landscape types with the help of LANMAP typology is suggested at the European scale in a basin in Turkey where there are obvious differences in terms of landscape characteristics. In particular, this study examines the usability of a countrywide thematic database when making this classification. It is understood that a mapping system as well as a common nomenclature of types of land covered at the country scale is insufficient for the suggested methodology for Europe. Later, results of the continuation of a classification system at the local scale for landscape characterisation are discussed, and some deficiencies of LANMAP when characterising the landscapes at this scale are mentioned.Öğe Determination of contribution of department of forest-village relation’s projects (dofvr) implemented which is purposed for reducing firewood consumption (case study; west mediterranean and western black sea regions)(2019) Cosgun, UfukStudies which assess the economical contributions of practices of Department of Forest Villages Relations (DoFVR) to the region or nation is of a limited number. In order for DoFVR to develop its policies, it is necessary to identify the economical contribution of its practices at the local, regional and national level.To create awareness of the economical dimensions of the DoFVR Solar Energy Systems practices, by assessing its contributions to the economy of the local, regional and national economy.The study takes within its scope the economical contributions of the DoFVR Solar Energy Systems implemented in the forest villages in Turkey by taking into consideration the data from the forest villages of the Western Mediterranean Region.Written resources regarding the topic was obtained from related public organisations and institutions by the screening method. Unique data was collected with questionnaires developed for face to face interviews. The SES practices were implemented for 3,447 families in a total of 152 forest villages in the Western Mediterranean Region. A sample of 15-20% of the population of each village with the SES was obtained. In additional a survey was conducted with 314 enterprises in the West Black Sea Region.These samples details; A face-to-face survey was conducted with a total of 157 firms in the West Black Sea Region, 133 of which made sheathing during the period 2012-2015 and 24 of which applied Room heater and stove with oven. A total of 2,590 SES implementations were made in this region in 2010-2015. It was aimed to sample an equal number of families from both groups in order to compare the firewood savings of the companies in the scope of SES implementation for firewood saving, supported with sheathing, stove with oven and room heater. For this reason, 157 families/enterprises benefiting from SES support were sampled as well as another 157 families/enterprises benefiting from sheathing, Room heater, and stove with oven support.According to the number of families for which the SES was implemented in the forest villages of the region between 2005-2011, the practice leads to a total annual saving of 10,800 stere. The SES practice has been implemented nationwide to 145 thousand families. According to this, the total annual contribution for the nation is 454 thousand stere. This amount shows that there is approximately an annual saving of 340.5 thousand m3 of wood.Öğe Development conditions and possibilities for forest villages (a case study: western black sea region)(2018) Cosgun, UfukAz gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki önemli farklılıklardan birisini de kaynakların verimli kullanılması oluşturmaktadır. Bir başka önemli yaklaşımı ise ekonomik gelişmenin topluma yayılabilmesi oluşturmaktadır. Kırsal alanda yaşayan kitlenin yaşam kalitesinin ve ekonomik düzeylerini yükseltilmesinin sağlanması hem kalkınmayı hem de gelişmesi sağlayacak önemli bir unsur olarak görülmelidir. Türkiyede hızla kalkınma sürecini yaşamaktadır. Ancak bölgesel ve yöresel kalkınmış düzey farklılıkları ülkenin gelişmişliğinin önündeki önemli etkenlerden birisini oluşturmaktadır. Geri kalmış ülkeler, az gelişmiş ülkeler ve gelişmiş ülkeleri için de kırsal alanda kalkınmanın yakalanması oldukça önemli bir konu olmuştur. Ülkemiz kırsal yapısı !980lerden günümüze hızla değişmiştir. Ülke nüfusunun %65-70i kırsal kesimde yaşarken durum tam tersine dönmüştür. Bugün ülke nüfusunun yaklaşık %65i kentlerde yaşamaktadır. Bu beraberinde ciddi ekonomik ve sosyal sorunları kentlere taşımıştır. Türkiye kırsal keminde yaşayan ve geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan 3.1 milyon aile/işletme bulunmaktadır. Kırsal kesimde yer alan orman köylülerinin ise, doğal yaşam ortamları orman alanları ile iç içedir. Yerleşim yeri konumu bakımından havzaların üst kısımlarında daha verimsiz ve çok parçalı alanlarda üretim yapmak zorundadırlar. Orman köyleri ülke kırsal kesiminin yaklaşık olarak yarısını oluşturmaktadırlar. Yani kırsal alandaki her iki köyden birisini orman köyü oluşturmaktadır. Bu nedenle kırsal kalkınma çalışmalarında bu kesimin öncelikle irdelenmesi gerekmektedir. Gerek ormancılık çalışmaları ve gerekse diğer kırsal kalkınma çalışmalarında orman köylerinin önceliğinin olması bir zorunluluktur. Orman köylerinin bölgesel ve yöresel olarak sosyo-ekonomik koşulları değişiklik göstermektedir. Orman köylerinde kırsal kalkınma çalışmalarının başarılı olabilmesi için; bölge ve yöre düzeyinde bu köyleri sosyo-ekonomik koşullarının saptanması gerekmektedir. Ancak bu yolla orman köylerinin kalkındırılmasına yönelik kırsal kalkınma projeleri uygulanabilecektir. Çalışmanın amacı; Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan orman içi köyleri sosyo-ekonomik yapılarını belirleyerek bu köylerin kalkındırılma koşul ve olanaklarını ortaya koymaktır. Çalışma; Batı Karadeniz bölgesini oluşturan Bolu, Bartın, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Zonguldak illerindeki orman içi köyleri kapsamaktadır. Materyal ve Yöntem; Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan orman içi köylerden 113 köy örneklenmiştir. Alan özgün verileri; bu köylerden örneklenen 384 aile /işletme ile yüzyüze anket uygulaması yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler 22 değişken üzerinden çoğul korelasyon analizi ve faktör analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuç; orman içi köylerin demografik özelliklerden nüfus ile nüfus artış hızı, göç, tarım alanları varlığı, büyükbaş hayvan varlığı, nadas alanları miktarı vb. değişkenler arasında ilişkiler saptanmıştır. Batı Karadeniz Bölgesi orman içi köylerin kalkındırılmasında öne çıkan faktör grupları 7 başlık altında toplanmıştır. Bölge de gerçekleştirilecek kırsal kalkınma çalışmalarında nüfusun yaş gruplarına dağılımı da dikkate alınarak; büyükbaş hayvancılık, nadas alanlarının yem bitkileri ile değerlendirilmesi, seracılık, bodur meyvecilik gibi üretim sistemlerinin geliştirilmesi yanısıra havza merkez köyü konumundaki köylerin kırsal sanayi için desteklenmesinin uygun olacağı saptanmıştır.Öğe Recent land-use and land-cover changes and its driving factors in a fire-prone area of southwestern Turkey(Academic Press Ltd- Elsevier Science Ltd, 2017) Viedma, Olga; Moreno, Jose M.; Gungoroglu, Cumhur; Cosgun, Ufuk; Kavgaci, AliDuring the last decades, contrasted trends in forest fires among countries around the Mediterranean basin have been observed. In the northern/western countries, Land Use-Land Cover (LULC) changes led to more hazardous landscapes, with consequent increases in fires. This contrasted with fire trends in southern/eastern countries. The recent incidence of large fires in some of the latter prompted the question of whether they are now following the path of their neighbors decades earlier. In this study, we investigated recent LULC changes in southwestern Turkey, focusing on those that could affect fire, and the factors driving them. To this end, LULC maps at different time steps (1975,1990, 2000 and 2010) were obtained from Landsat images, together with relevant socioeconomic data. Generalized linear mixed models (GLMMs) were applied to assess the effects of socioeconomic and geophysical factors on the dominant LULC changes over time. Over the whole period studied, the most important LULC changes were deforestation followed by afforestation. Deforestation was positively related to high livestock density and proximity to villages and increased forest interfaces with other LULC types. We found no evidence that LULC changes were making the landscape more hazardous as there was a net decrease in fuels biomass and the landscape became more fragmented over time. However, despite the area being heavily used and relatively fragmented, large fires can occur driven by severe weather. (C) 2017 Elsevier Ltd. All rights reserved.Öğe Visibility Evaluation and Suitability Analysis of Fire Lookout Towers in Mediterranean Region, Southwest Anatolia/Turkiye(Mdpi, 2023) Cosgun, Ufuk; Coskun, Muecahit; Toprak, Ferhat; Yildiz, Damla; Coskun, Sevda; Tasoglu, Enes; Ozturk, AhmetThe effectiveness of fire towers in combating forest fires relies on their appropriate observation angles, enabling a swift and efficient response to fire incidents. The purpose of this study is to examine the effectiveness of 49 fire towers located within the Antalya Forestry Regional Directorate, situated in the Mediterranean basin-a region prone to frequent forest fires. The assessment encompasses the visibility of the entire study area, including forested regions, as well as the visibility of 2504 forest fires recorded by the towers between 2008 and 2021. Furthermore, the evaluation considers the objectives based on Forest Management Directorates and conducts a location suitability analysis for the six towers with the lowest visibility.We utilized the Viewshed Tool in the ArcGIS application and employed the Best-Worst approach. Two scenarios were devised, considering smoke height at 0 m or 100 m, to determine the visibility of fire lookout towers. In Scenario I, assuming a smoke height of 100 m, only three towers exhibited visibility above 70%. However, in Scenario II, assuming a smoke height of 0 m, no towers achieved visibility above 70%. Scenario I indicated that only two towers possessed a view of more than 70% of the forested region, while Scenario II suggested that no towers met this criterion. For the visibility of forest fires, Scenario I identified seven towers capable of observing more than 70%, whereas Scenario II indicated that no towers possessed such capability. In the tower suitability analysis, the visibility rates varied from 41.18% to 1016.67%. Based on the evaluation results, the current visibility capacities of the 49 fire towers proved insufficient for effective preventive measures.