Yazar "Gürsoy, Emrehan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe DÜZ VE PÜRÜZLÜ YÜZEYLERE SAHİP ANİ GENİŞLEYEN KANAL İÇERİSİNDEKİ FERRO-NANOAKIŞKAN AKIŞININ MANYETİK ALAN ETKİSİ ALTINDAKİ DAVRANIŞININ DENEYSEL VE SAYISAL OLARAK İNCELENMESİ(2024-06) Gürsoy, EmrehanBu çalışmada, pasif ve aktif ısı transfer iyileştirme teknikleri kullanılarak ani genişleyen dairesel kesitli kanaldaki taşınımla olan ısı transferinin iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, pasif ısı transfer iyileştirme yöntemi olarak pürüzlü yüzey (dairesel çukur kanat) ile ferro-nanoakışkan-Fe3O4/H2O (FNA) uygulamaları, aktif ısı transfer iyileştirme yöntemi olarak ise sabit manyetik alan (DC) uygulamaları tatbik edilmiştir. Uygulanan tekniklere ait parametreler birden fazla değişken göz önüne alınarak başlangıçta sayısal olarak incelenmiştir. Sayısal analizlerde üç farklı giriş kanal dairesel kesiti (D1=8, 10 ve 14 mm), üç farklı çukur kanat çapı (d=3, 5 ve 7 mm), üç farklı çukur kanat adım oranı (P/d=5,0, 3,0 ve 2,14), üç farklı FNA hacimsel konsantrasyonu (?=%0,0, %1,0 ve %2,0) ve altı farklı DC manyetik alan şiddeti (B=0,01, 0,03, 0,05, 0,1, 0,3 ve 0,5T) analiz edilmiştir. Çalışmalar laminer akış şartlarında (Re=1000, 1500 ve 2000) yürütülmüş ve akış geometrisinin çıkış kanalı üzerine q""=600 W/m2 sabit ısı akısı uygulanmıştır. Yürütülen sayısal analizler neticesinde en yüksek Performans Değerlendirme Kriterini (PDK) sağlayan D1, d, P/d ve ? parametrelerinden yararlanılarak deney setinin kurulumu ve testleri yapılmıştır. Deneysel analizlerde sistemdeki ölçüm ekipmanlarının hata oranları dikkate alınmış ve belirsizlik analizi çerçevesinde süreçler yürütülmüştür. Tatbik edilen sayısal analizlerde akışkanın sıkıştırılamaz ve Newtonyen akışkan olduğu kabul edilmiştir. Yapılan kabullere ve sınır şartlarına bağlı olarak süreklilik, momentum ve enerji genel yönetici denklemlerinin çözümlemesi ANSYS Fluent 2020R2 programında gerçekleştirilmiştir. Sayısal analizlerden elde edilen veriler ışığında D1=14 mm, d= 7 mm, P/d=2,14 ve ?=%2,0 sistem parametrelerinin en yüksek PDK’yı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır ve deneysel sistem üzerindeki performansı da incelenerek karşılaştırma yapılmıştır. Sayısal ve deneysel sonuçlardan B attıkça ortalama Nusselt sayısının (Nu) arttığı belirlenmiştir. Ancak B’nin artırılması sonucunda ortalama sürtünme katsayısında (f) meydana gelen kayda değer artışlar sistemin PDK’sını olumsuz etkilemiştir. Her iki analiz yönteminde de en yüksek PDK’nın B=0,3T şartında elde edildiği tespit edilmiştir. En yüksek PDK’nın sağlandığı parametrelerden elde edilen sayısal ve deneysel sonuçlar karşılaştırıldığında ortalama Nu, ortalama f ve PDK değerleri arasındaki farkların sırasıyla %3,78, %0,65 ve %3,93 oranlarında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca nu hata oranlarından yola çıkarak literatürdeki çalışmalar ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Literatürdeki çalışmalar incelendiğinde deneysel ve sayısal çalışmalardan elde edilen sonuçların birbirleri arasındaki farkların ya da herhangi bir korelasyon sonucuna göre elde edilen sonuçlar arasındaki farkların %10’dan düşük seviyede olması sonuçların iyi bir uyum sergilediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bu çalışamada ulaşılan sonuçların da yüksek seviyede bir uyum sergilediği sonucuna varılmıştır.Öğe Entropy generation of ferronanofluid flow in industrially designed bended dimpled tube(Elsevier, 2023) Gürsoy, Emrehan; Pazarlioglu, Hayati Kadir; Gürdal, Mehmet; Gedik, Engin; Arslan, KamilIn this study, numerical analyses were conducted on bended tube with different bending radius and pitch ratios of dimpled fin under different Dean numbers from 9.1 to 301.2. The study examined in bended tube containing three dimple pitch ratios (P/d = 6.0-7.5-9.0) carried out under uniform heat flux of 600 W/m2 and different nanofluid volume fractions of Fe3O4/H2O (0.0 <= phi <= 2.0 %). The thermo-hydraulic performance and entropy generation of bended tubes were investigated. The results showed that Case 10 provided the highest Nu using H2O compared to Case 16, this enhancement was realized as 17.56 %. When nanofluid was used, the highest Nu was obtained at phi = 2.0 % volume fraction in Case 7 by 24.47 % in comparison with non-DT at Dn = 245.9. The highest PEC value of Case 7 using phi = 2.0 % was monitored as 1.11 at Dn = 245.9. Compared to the frictional and total EnGs of P/d = 6.0 and 9.0, the frictional and total EnGs of P/d = 6.0 show a decrease of 10.05 % and 9.60 %, respectively.Öğe FARKLI KAPASİTEDEKİ TURBO/SANTRİFÜJ KOMPRESÖR SİSTEMİ İÇİN GELENEKSEL VE İLERİ EKSERJİ ANALİZİ(2020-05-29) Gürsoy, EmrehanEkserji, sisteme giren enerjinin ne kadarının işe veya sistemden çıkan işin ne kadarının enerjiye dönüştürüldüğünü ve o sistemden ne kadar yararlanılacağını gösteren yararlı iş potansiyelidir. İleri ekserji analizi ise, sistemde meydana gelen ekserji yıkımını sistemi oluşturan bileşenler arasındaki etkileşime bağlar ve sistemde yer alan sorunların tespitini yapmada kolaylık sağlar. Ayrıca yapılacak yatırım, iyileştirme vs. uygulamalarda ise mali ve zaman tasarrufu sağlar. Bu çalışmada; bir Demir Çelik fabrikasının “Hava Ayrıştırma Tesisi” üretim sürecinin başlangıcında yer alan 3 kademeli Turbo/Santrifüj Tip Ana Hava Kompresöründe ekserji ve ileri ekserji analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizler, kompresörün 210.000 Nm3/h ve 240.000 Nm3/h olmak üzere iki farklı debi değeri için yapılmıştır. Analize başlamadan önce sistemin ölçüm noktaları belirlenmiştir. Geleneksel ekserji analizi yapılırken sistemde yer alan bu ölçüm noktalarının işletme şartlarındaki değerleri, ileri ekserji analizinde ise işletme şartları altındaki değerlerin yanı sıra ölçüm noktalarının teorik ve kaçınılmaz değerleri de belirlenmiştir. 210.000 Nm3/h debide çalıştırılan kompresör için yapılan geleneksel ekserji analizi sonucunda ekserji yıkımının en fazla gerçekleştiği sistem bileşenlerinin kompresör kademeleri olduğu, en verimli bileşenlerin ise sıkışırken sıcaklığı artan havayı soğutmak amacıyla kullanılan soğutucuların olduğu tespit edilmiştir. Sistemde en verimsiz bileşenlerin ise kompresör kademeleri ve soğutuculara basınçlı su sağlayan pompanın olduğu tespit edilmiştir. Sistem veriminin ise %21,27 olduğu hesaplanmıştır. İleri ekserji analizinde, kompresörlerde ve pompada iyileştirmeler yapılırsa sistem verimliliğinin %40,83'e yükseleceği belirlenmiştir. 240.000 Nm3/h debide çalıştırılan kompresör için yapılan geleneksel ekserji analizi sonucunda ekserji yıkımının en fazla gerçekleştiği sistem bileşenlerinin de kompresör kademeleri olduğu, en verimli bileşenlerin ise sıkışırken sıcaklığı artan havayı soğutmak amacıyla kullanılan soğutucuların olduğu tespit edilmiştir. Sistemde en verimsiz bileşenlerin ise kompresör kademleri ve soğutuculara basınçlı su sağlayan pompanın olduğu tespit edilmiştir. Sistem veriminin ise %25,02 olduğu hesaplanmıştır. İleri ekserji analizinde, kompresörlerde ve pompada iyileştirmeler yapılırsa sistem verimliliğinin %80,67'ye yükseleceği belirlenmiştir.Öğe Wind speed prediction by utilizing geographic information system and machine learning approach: A case study of Karabük province in Türkiye(Taylor & Francis, 2024-12-22) Gürsoy, Emrehan; Gürdal, Mehmet; Gedik, EnginThis study analyzed wind speed data for years in Karabük province, Türkiye, using an Artificial Neural Network (ANN) with a Multilayer Perceptron (MLP) feed-forward network. The Bayesian Regularization algorithm was employed, a well-known training algorithm for Multi-Layer Perceptron (MLP) networks. The study investigated the relationship between wind speed and various meteorological parameters such as month, air temperature, relative humidity, and air pressure. The results obtained from the ANN model provided a reliable methodology for predicting future wind speed values in Karabük province. To evaluate the performance of the ANN model, metrics such as Mean Absolute Error (MAE), Average Relative Deviation (ARD), Mean Squared Error (MSE), and R-squared (R2) were utilized. The ANN model demonstrated its efficacy by revealing the highest average wind speeds of 2.7 m/s in Safranbolu province during August, with corresponding MAE, ARD%, MSE, and R2 performance metrics of −0.029, −0.380%, 0.0028, and 0.999, respectively. The maximum measured and predicted Mean Wind Speed (MWS) values were identified in different months across various locations, specifically in August for Eflani, July for both Eskipazar and Karabük CC and September for Safranbolu. Notably, the highest recorded MWS was observed at 42.8 m/s in Eskipazar during July, while the lowest MWS was recorded at 16.4 m/s in Eskipazar in October. Besides, by employing Geographic Information System (GIS) analysis, the average wind speeds were ranked for different districts, with Safranbolu, Eflani, Eskipazar, and Karabük CC having the highest to lowest wind speeds, respectively.