Yazar "Karataş, Fatih" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe FARKLI DEPREM VERİLERİ KULLANILARAK MODEL BİR ŞEVİN SİSMİK STABİLİTE ANALİZİ(2021-08) Karataş, FatihBu çalışmada, geoteknik mühendisliğinin başlıca konuları arasında yer alan güvenli şevlerin tasarımı konusu incelenmiştir. Güvenli şevlerin tasarımı için dikkat edilmesi gereken statik yükler kadar önemli bir diğer etken ise, sismik yüklerdir. Sismik yükler altında şev davranışının irdelenmesi niyetiyle tasarlanmış olan model şeve farklı özellikteki depremler etki ettirilerek sonlu eleman yazılımı ile bir dizi şev stabilite analizleri yapılmıştır. Bu kapsamda tasarlanan model şev, farklı özelliklerdeki senaryolar ile çeşitli bölgelerde meydana gelmiş, çok sayıda istasyon ölçümleri bulunan 12 adet gerçek deprem kayıt verisi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, bu depremlerin tasarlanmış olan model şevin stabilitesine olan etkileri ortaya koyulmuş ve elde edilen veriler doğrultusunda şev tasarımında daha güvenli ve daha ekonomik sonuçlar alınması için dikkat edilmesi gereken hususlara değinilmiştir.Öğe Kanser hastalarında abo ve rhesus kan gruplarının dağılımı(2020) İnci, Fatih; Karataş, FatihLiteratürde ABO ve Rhesus (Rh) kan gruplarının kanser hastalığı ile ilişkisine dair yapılan çalışmalar incelendiğinde mutlak bir sonuç çıkarmak mümkün olmamakta, sonuçlar ülkelere ve çalışmanın yapıldığı merkezlere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu çalışmanın amacıkliniğimizde ABO-Rh kan gruplarının kanser alt tiplerine göre dağılımını değerlendirmektir. Ocak 2015- Ocak 2020 tarihleri arasında TıbbiOnkoloji kliniğinde kanser tanısıyla takip ve tedavi edilen hastaların kan gruplarının kanser tiplerine göre dağılımı incelendi ve veriler kanserolmayan kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Katılımcıların yaş, cinsiyet gibi sosyodemografik verileri, kanser alt tipi ve kan grupları (ABO-Rh)retrospektif olarak hasta dosyası ve hastane otomasyon sisteminden tarandı. Çalışmaya 1894’ü (%22.1) kanser hastası, 6681’i (%77.9)kontrol grubu olmak üzere 8575 birey dahil edildi. Kontrol grubu ve kanser hastalarında kan gruplarının dağılımında istatistiksel olarakanlamlı farklılık saptandı (p<0.001). Malign melanom, böbrek, kolorektal, meme, over kanserlerinde ARh(+) kan grubu; pankreas kanserindeise ORh(+) kan grubu anlamlı derecede yüksek oranda saptandı. Diğer kanser tiplerinde kan grupları açısından bir farklılık tespit edilmedi.Çok değişkenli lojistik regresyon analizine göre; A ve O kan grupları ve ileri yaşın kanser hastalığı için bağımsız prediktif faktörler olduğubelirlendi. Kanser hastaları ve kontrol grubunda ABO-Rh kan gruplarının dağılımının farklı olduğu görüldü. Kanser alt tipleri incelendiğindepankreas kanserinde O kan grubunun, malign melanom ve böbrek tümörlerde ise A kan grubunun daha yüksek oranda olduğu görüldü.Sağlıklı kişilere göre ileri yaş, A ve O kan gruplarının kanser hastalığı için bağımsız prediktif faktörler olduğu görüldü.Öğe Kanser hastalarında hepatit b ve hepatit c seroprevalansı(2022) İnci, Habibe; Asgın, Nergis; İnci, Fatih; Karataş, FatihAmaç: Kanser hastalarında malignitenin türüne göre hepatit B ve hepatit C seroprevalansının saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Şubat 2016- Şubat 2021 tarihleri arasında tedavi gören malignite hastaları dâhil edildi. Kanser hastalarının kemilüminesans yöntemiyle saptanmış HBsAg, Anti HBs ve Anti HCV testi sonuçları kanser alt gruplarına göre karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen toplam 882 kanser hastasının %64,6’sı erkek, %35,4’ü kadındı. Hastaların yaş ortalaması 65,74±12,94’tü. Hepatit markerları cinsiyete göre değerlendirildiğinde, Anti HBs seropozitifliği oranının erkeklerde daha fazla olduğu görüldü (p<0.001), HBsAg seropozitifliği (p=0,542) ve Anti HCV seropozitifliği (p=0,301) açısından ise anlamlı farklılık görülmedi. Çalışmamızda, erişkin kanserli hastaların %2,5’inde HBsAg seropozitifti, %0,9’unda Anti HCV seropozitifti, %17,0’sinde ise Anti HBs seropozitifti. Tüm kanser hastalarında Anti HBs seropozitifliği (p=0,074) ve Anti HCV seropozitifliği (p=0,071) açısından kanser grupları arasında farklılık görülmedi. Sarkomlu hastalarda HBsAg seropozitifliği diğer kanser gruplarına göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti (%8,3) (p=0,015). Sonuç: Çalışmamızda, diğer kanser türlerine sahip hastalara oranla sarkomlu hastalarda daha yüksek HBsAg seropozitifliği saptanmıştır. Özellikle sarkomlu hastalar başta olmak üzere tüm kanser tiplerinde immünosüpresif tedaviler ve hepatotoksik ajanların kullanılmasından önce kesinlikle viral hepatit paneli incelenmelidir. Ayrıca, kanser tiplerine göre bu farklılığın etyopatolojik açıdan önemi araştırılmalıdır.Öğe Model bir şev ile deprem özelliklerinin şev stabilitesine etkilerinin incelenmesi(2022) Keskin, İnan; Karataş, Fatih; Kahraman, SelmanBu çalışmada, geoteknik mühendisliğinin başlıca konuları arasında yer alan güvenli şevlerin tasarımı konusu incelenmiştir. Güvenli şevlerin tasarımı için dikkat edilmesi gereken statik yükler kadar önemli bir diğer etken ise, sismik yüklerdir. Sismik yükler altında şev davranışının irdelenmesi niyetiyle tasarlanmış olan model şeve farklı özellikteki depremler etki ettirilerek sonlu eleman yazılımı ile bir dizi şev stabilite analizleri yapılmıştır. Bu kapsamda tasarlanan model şev, farklı özelliklerdeki senaryolar ile çeşitli bölgelerde meydana gelmiş, çok sayıda istasyon ölçümleri bulunan 12 adet gerçek deprem kayıt verisi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, bu depremlerin tasarlanmış olan model şevin stabilitesine olan etkileri ortaya koyulmuş ve elde edilen veriler doğrultusunda şev tasarımında daha güvenli ve daha ekonomik sonuçlar alınması için dikkat edilmesi gereken hususlara değinilmiştir.Öğe Rekürren kolorektal kanserli hastalarda primer tümör lokalizasyonu ve sağkalim arasindaki ilişki(2019) Karataş, Fatih; Şahin, SüleymanAmaç: Yakın zamanda metastatik kolon kanseri üzerinde yapılan çalışmaların geriye dönük verilerine da-yanarak, primer tümör lokalizasyonunun sağ kalımı ve kemoterapi (KT) yanıtını etkileyen bir faktör olduğugörülmüştür. Bu çalışmaların çoğunda metastatik halde tanı alan hastalar dahil edilmiştir. Çalışmamızda tanıanında erken evrede olan, cerrahi ve veya adjuvan tedaviler sonrası nükseden hastalarda primer tümörünlokalizasyonunun önemi olup olmadığı incelendi.Hastalar ve Metod: Tıbbi Onkoloji kliniğince 2013 ile 2017 yılları arasında kolorektal kanser tanısıyla takipedilmiş, tanı anında Evre II ve Evre III olup sonrasında metastaz gelişen 79 hasta çalışmaya dahil edildi. Has-talar primer tümörün lokalizasyonuna göre, sağ ve sol olarak iki gruba ayırıldı. Hastaların demografik verilerisağkalım süreleri primer tümör lokalizasyonuna göre karşılaştırıldı.Bulgular: Toplam 79 hastanın ortalama yaşları sağ ve sol grupta sırasıyla 60 ve 59 yıl olarak benzerken (P =0.965), demografik verilere bakıldığında iki grup arasında sağ kolonda Tip2 diabetes mellitus (Tip2DM) gö-rülme oranının yüksekliği (sırasıyla %34.5 ve %4.4, P = 0.002) haricinde anlamlı fark saptanmadı. NeoadjuvanKT sol gurupta ve nodal tutulum varlığı ise sağ tarafta yüksek saptansa da fark istatistiksel olarak anlamlıdeğildi. Yine her iki gurup arasında adjuvan KT almış olma, adjuvan KT ve palyatif KT rejimleri arasında farksaptanmadı. Sağkalım analizinde, sağ ve sol guruplar arasında progresyonsuz sağkalım (PS) ve toplam sağ-kalım (TS) oranları benzerdi [PS sırasıyla 11.9 (6-17.9) ay’a karşı 16.7 (13.1-20.4) ay, P = 0.976 ve TS sırasıyla36.1 (14.6-57) ay’a karşı 40.8 (35.3-46) ay, P = 0.636].Sonuç: Çalışmamızda tanı anında metastatik olmayan bu hasta gurubunda, primer tümör lokalizasyonununsağ kalım üzerine etkili bir faktör olmadığı saptandı. Bu durum, cerrahi, neoadjuvan ve adjuvant tedavilerinetkinliklerinin, primer tümör lokalizasyonunun önemini gölgelediğini düşündürmektedir.Öğe The relationship of preoperative and postoperative serumcea and ca 19-9 levels with tumor localization, stage andoverall survival in patients with colorectal cancer(2021) İnci, Fatih; Karataş, FatihAim: To evaluate the prognostic value of pre/postoperative serum levels of Carcinoembryonic antigen (CEA), Carbohydrate antigen19-9 (CA 19-9), and their relationship with primary localization and stage of colorectal cancer (CRC) patients.Materials and Methods: 255 patients who underwent curative or palliative surgery with the diagnosis of CRC between 2015 and 2020were included in the study. The patients were divided into groups as right colon tumor and left colon tumor based on the region ofthe primary tumor. Baseline data on age, sex, location of primary tumor, disease stage, histological differentiation, BRAF and RASmutation situations and serum CEA and CA 19-9 levels were recorded before and after surgery. Individuals were followed for at leastsixty months or until they died. Overall survival (OS) and Disease Free Survival (DFS) rates were estimated using the Kaplan–Meiermethod. Results: 103 patients had right sided (41.4%) and 152 patients (59.6%) had left sided CRC. Most of the patients were in the early stage(71%). DFS and OS patients with left colon tumors were longer than the right. [(DFS, 32.18 (6-60) vs. 34.25 (6-60) months, p=0.332)and (OS, 41.16 (6-60) vs. 49.05 (11-60) months, p=0.002]. An assessment of the prognosis showed that the OS was significantlyworse in the patients with a high CEA level (p=0.001) and in the patients with a high CA 19-9 level (p=0.001). In multivariate analysis,normal serum CA 19-9 levels (p=0.002), RAS wild type tumor (p<0.001), early stage disease (p=0.004) were identified as a goodprognostic factors for OS of these patients. Conclusion: It was determined that left colon tumors had a longer life span than right side. Elevated levels of CEA and CA 19-9 preand postoperative in CRC have a worst prognosis than those with normal levels of these markers.