Yazar "Uslu, Nurullah" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aile hekimliği polikliniğine başvuran 40 yaş üzeri hastalarda glokom farkındalığı ve sıklığı(2021) Çakmaklıoğulları, Murat; Adahan, Didem; Alıbekıroglu, Fehmi; Uslu, NurullahAmaç: Glokomun semptom vermemesi, görme kaybı oluşana dek tanı konamamasına ve tedavide geç kalınmasına yol açmaktadır. Bu durumun en önemlinedeni farkındalığın düşük olmasıdır. Bu çalışmada, Aile hekimliği polikliniğine herhangi bir sebeple başvuran 40 yaş üzeri hastalarda glokomfarkındalığını ve sıklığını belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Kesitsel nitelikteki çalışmaya, Haziran 2019-Ekim 2019 tarihleri arasında herhangi birsebeple Aile Hekimliği polikliniğine başvuran 40 yaş üzeri hastalar dahil edildi. Katılımcılara, sosyo-demografik ve klinik özelliklerini, glokomfarkındalığını değerlendirmek için 15 sorudan oluşan bir anket uygulandı.Hastaların göz polikliniğinde, aynı uzman doktor tarafından refraksiyon kusurları,göz içi basıncı(GİB), santral kornea kalınlığı(SKK) ölçüldü ve biyomikroskopik muayeneleri yapıldı. Glokom tespit edilen ve edilmeyen hastalar riskfaktörleri ve farkındalık durumu açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 206 hastanın %62,6'sı kadın, %37,4'ü erkekti. Yaş ortalaması58,3±10,0 yıldı. Katılımcıların %6,3'ünde glokom tespit edildi. Glokom muayenesi olmadığını belirtenlerin %4,8'inde, glokom muayenesi olduğunubelirtenlerin %22,2'sinde glokom tespit edildi. Hastaların %90,3'ü glokomun ne olduğunu ve belirtilerin bilmediğini,%91,3'ü glokom muayenesi olmadığınıbelirtti. Glokomun ne olduğunu bilenlerin %57,9'u göz doktorundan öğrendiğini belirtti. Sigara kullanımı açısından gruplar arasında anlamlı farklılıksaptandı (p=0,02). Glokomu olan 13 hastanın hiç biri sigara içmiyordu. Glokom muayenesi olduğunu belirtenlerde, muayene olmayanlara göre, glokomunne olduğunu ve belirtilerini bilenlerde bilmeyenlere göre glokom sıklığı anlamlı olarak daha fazla bulundu (sırasıyla, p=0,01, p=0,001 ve p=0,004). Yaş,ailede glokom öyküsü ve glokom muayenesi olma durumu ile glokom farkındalığı arasında anlamlı ilişki tespit edildi (sırasıyla, p=0.01, p=0.01 ve p=0.001).Sonuç:Görme kaybına neden olan, ancak erken tanı ve tedavi ile kontrol altına alınabilen glokom için toplumda farkındalığı artırma ve hastalık kontrolündegöz hekimi ve aile hekimlerinin bilgilendirme ve düzenli takipleri en önemli girişimdir.Öğe Diyabetik hasta profilimiz ve hemoglobin A1c ile hemogram testindeki inflamatuar belirteçlerin ilişkisi(Karabük Üniversitesi, 2021) Uslu, Nurullah; Sevencan, Nurhayat ÖzkanAmaç: Bu tez çalışmasında, hastanemize başvuran, diyabet tanısı olan ve diyabet ilaç raporu düzenlenmiş hasta verilerini incelemeyi amaçladık. Hastaların demografik özellikleri, diyabete eşlik eden hastalıklar, kullandıkları ilaçlar, glikolize hemoglobin A1c (HbA1c) düzeyleri ve bazı kan parametreleri retrospektif olarak değerlendirildi. HbA1c düzeyi ile inflamatuar parametreler olan nötrofil/lenfosit oranı (NLR), platelet/lenfosit oranı (PLR), ortalama platelet hacmi (MPV) ve eritrosit dağılım genişliği (RDW) arasında ilişki olup olmadığı değerlendirilerek, HbA1c ölçümüne göre daha basit ve maliyet etkin olan bu parametrelerin prediktif bir tanı testi olarak kullanılıp kullanılamayacağı araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi iç hastalıkları ve aile hekimliği polikliniklerine 01.01.2019-31.03.2020 tarihleri arasında başvuran 2.252 diyabetik hasta verisi retrospektif olarak incelendi. Hasta seçimi, hastane otomasyon sistemi üzerinden Uluslararası Hastalık Sınıflandırması (ICD-10-İnternational Classification of Disease) kodları taranarak yapıldı. ICD-10 kodlamasına göre DM tanı kodu olan E10.0-E10.9, E11.0-E11.9 ile arama işlemi yapılarak tespit edildi Hastaların yaş ve cinsiyet gibi sosyo-demografik özellikleri, varsa ko-morbiditide durumu, diyabet tipi, almış oldukları tedavi tipleri; HbA1c, NLR, PLR, RDW, MPV incelendi. Diyabetik hasta verileri karşılaştırmalarında elde edilen sonuçlar yüzde (%) olarak ifade edildi. İnflamatuar parametreler için kestirim değeri belirlemede tanı tarama testleri olan duyarlılık, özgüllük, pozitif kestirim değeri (PPD), negatif kestirim değeri (NPD) ve ROC Curve analizi ile yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak ele alındı. Bulgular: Araştırmaya dahil edilen 2.252 diyabetik hastanın %99,68'i (n=2.245) Tip 2 diyabetli, yaş ortalamaları 62,01±11,23 yıl, %60'ı kadın cinsiyet ve HbA1c ortalamaları 8,53±1,95 idi. HbA1c ortalamaları <65 yaş hastalarda, erkeklerde ve bazal-bolus insülin tedavisi alanlarda daha yüksekti (sırasıyla p<0,001, p=0,021, p<0,001). Diyabete en sık eşlik eden hastalıklar; hipertansiyon, hiperlipidemi, hipotiroidi ve aterosklerotik kardiyovasküler hastalık (ASKVH) (sırasıyla %61,6, %59,7, %10,7, %10,6) idi. ASKVH oranları erkek hastalarda anlamlı derecede daha yüksek iken (p=0,028), hiperlipidemi ve hipotiroidi oranları ise kadınlarda daha yüksekti (sırasıyla p=0,013, p<0,001). ?65 yaş hastalarda hipertansiyon ve ASKVH oranları daha yüksekti (sırasıyla p<0,001, p<0,001). Hastaların kullandıkları tedavi tipleri sırasıyla; sadece OAD tedavisi, bazal-bolus insülin, OAD+bazal insülin, premiks insülin (sırasıyla %52,9, (%28, %14,3, %4,7) idi. Premiks insülin kullananlarda hipertansiyon oranları, diğer tedavi tiplerine göre daha yüksekti (p=0,014). Hiperlipidemi oranları premiks insülin tedavisi alanlarda, yalnızca OAD tedavisi ve OAD+bazal insülin tedavisi alanlara göre (p=0,010); ASKVH oranları ise premiks insülin tedavisi alanlarda, yalnızca OAD tedavisi alanlara göre daha yüksekti (p=0,006). ?65 yaş kadın hastalarda hemoglobin, platelet ve lenfosit ortalamaları daha düşük iken (p<0,001), RDW, NLR ve PLR değerleri ise daha yüksekti (sırasıyla p=0,007, p<0,001, p<0,001). ?65 yaş erkek hastalarda lökosit, hemoglobin, platelet ve lenfosit ortalamaları daha düşük iken (p<0,001), RDW, NLR ve PLR düzeyleri ise daha yüksekti (p<0,001). HbA1c ?6,5 olan olguların NLR ölçümleri anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,005). NLR ?2,20 kesme değeri için; duyarlılık %64,70; özgüllük %46,50; PPD %63,40; NPD %36,60 idi. Eğri altında kalan alan 0,552 ve standart hatası 0,019 idi (p=0,005). HbA1c ?6,5 olan olguların PLR ölçümleri anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,001). PLR ?105,25 kesme değeri için; duyarlılık %52,50; özgüllük %60,30; PPD %50,90; NPD %49,10 idi. Eğri altında kalan alan 0,562 ve standart hatası 0,019 olarak saptandı (p=0,001). HbA1c ?6,5 olan olguların RDW ölçümleri anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,018). RDW ?13,95 kesme değeri için; duyarlılık %66,00; özgüllük %39,00; pozitif kestirim değeri %65,30; negatif kestirim değeri %34,70 idi. Eğri altında kalan alan 0,544 ve standart hata 0,018 olarak saptandı (p=0,018). HbA1c ?8'e göre değerlendirdiğimizde ise; NLR, PLR ve RDW ortalamalarının bu hastalarda anlamlı şekilde daha düşük olduğu saptandı (sırasıyla p=0,002, p<0,001, p<0,001). NLR ?2,20 kesme değeri için; duyarlılık %60,20; özgüllük %46,40; PPD %57,10; NPD %42,90 idi. Eğri altında kalan alan 0,538 ve standart hatası 0,012 olarak saptandı (p=0,002). PLR ?105,77 kesme değeri için; duyarlılık %56,0; özgüllük %54,0; PPD %51,60; NPD %48,40 idi. Eğri altında kalan alan 0,553 ve standart hatası 0,012 olarak saptandı (p<0,001). RDW ?13,55 kesme değeri için; duyarlılık %56,0; özgüllük %54,0; PPD %51,10; NPD %48,90 idi. Eğri altında kalan alan 0,553 ve standart hatası 0,012 olarak saptandı (p<0,001). Sonuç: Yeni geliştirilen antidiyabetik ilaç tedavilerine ve giderek artan sağlık hizmetlerine rağmen maalesef diyabetik hastalarda hedeflenen HbA1c düzeylerine ulaşılamamakta ve diyabete eşlik eden birçok ko-morbid hastalıklar sıklıkla görülmeye devam etmektedir. Çalışmamızda; yüksek HbA1c ile inflamatuar belirteçler olarak kullanılabilen NLR, PLR, RDW arasında istatistiksel anlamlılık saptanırken, bu parametrelerin hem HbA1C ?6,5, hem de HbA1c ?8 olan hastalara bir öngördürücü tanı testi olarak duyarlılık ve özgüllük oranlarının düşük olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Diyabetes Mellitus, Diyabet Tedavi Tipleri, Diyabete Eşlik Eden Hastalıklar, Glikozile Hemoglobin A1c, Nötrofil/Lenfosit Oranı, Platelet/Lenfosit Oranı, Ortalama Platelet Hacmi, Eritrosit Dağılım Genişliği