Gadamer ontolojisindeki köprüleri yıkmak: geç dönem energeia kullanımının oyun ve organizma kavramlarıyla birlikte düşünülmesi
Küçük Resim Yok
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Gadamer’in düşünce yolculuğunda bazı noktaları tashih yoluna gittiği düşünülse de genel felsefi serüveninde bir süreklilik olduğu kabul edilir. Kendisinin de bizzat dü- şüncesinde/ontolojisinde kırılma olduğuna yönelik açık bir ifadesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte farklı tarihlerde yazmış olduğu metinlerden erken dönemde kaleme alınmış olan Hakikat ve Yöntem (Wahrheit und Methode) isimli hacimli eserinde sanat ontolojisini oyun (Spiel), geç dönemde yayınlanan “Wort und Bild: So wahr so seiend!” (“The Artwork in Word and Image: ‘So True, So Full of Being!”) makalesinde ise yine sanatı referans olarak alan ontolojisini Aristotelesçi kavramlar olan energeia (etkin- lik-aktüalite) ve bu kavramla ilişkili saf energeia (reine energeia) kavramından hare- ketle kurmaktadır. Söz konusu kavramsal farklılığın Gadamer tarafından bir açıklaması yapılmadığı gibi görebildiğim kadarıyla bu farklılığın anlamı ikincil literatürde de yete- rince sorgulanmamıştır. Bu makalenin amacı bu değişikliğin özsel yahut ârızî bir deği- şiklik olup olmadığını soruşturmaktır. Şayet iki eserin ontolojisi arasında köklü bir fark varsa ve bu gösterilebilirse, Gadamer felsefesinin merkezi ilgisini oluşturan sanat eseri- nin ontolojisini tesis etme noktasında erken dönemi ve geç dönemi arasında bir kopuk- luk ya da tutarsızlık olduğu söylenebilir. Bu kopukluğu gösterebilmek adına ilk olarak Gadamer’in oyun kavramını merkeze alan ilk dönem ontolojisi olarak isimlendirilebilecek olan ontolojisini inceleyip, aka- binde ise Aristoteles felsefesindeki kullanımını da dikkate alarak energeia kavramının son dönem metninde Gadamer tarafından sanat eserinin varlığı bağlamında nasıl kulla- nıldığına göz attım. Soruşturmanın neticesinde eserlerin kavramsal çerçevesi arasında uyumsuzluk olduğu, bunun da ötesinde Gadamer’in kullandığı haliyle oyun ve energei- a-saf energeia kavramlarının aynı ontolojinin parçaları olamayacağı sonucuna ulaştım. Bu uyumsuzluk özellikle oyun ve saf energeia kavramları arasında apaçık bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. Oyun kavramının energeia’yla uygunsuzluğu oyun kavramının zorunlu olarak asıl-temsil, öz-görünüş arasında bir ayrıma gitmeyi zorunlu kılmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla makalenin iddiasına göre bu kavramsal değişiklik ba- sitçe bir kavramı başka bir kavramla ikâme etme şeklinde değil, aslî bir farklılık ola- rak değerlendirilmelidir. Makaledeki soruşturmanın temel sorusunu teşkil eden ve Gadamer’in erken ve geç dö- nem ontolojisi arasında bir ahenk problemi olduğunu iddia eden bu negatif sonucun dı- şında makalenin pozitif sonucunu oluşturan bir öneri olarak; ayrımları kendi bütünlüğü içerisinde aşan organizma fikrinin energeia kavramıyla çok daha yakın bir ilişkiye sa- hip olabileceği düşünülmektedir. Bu sebeple makalenin bir diğer gayesi de energeia ve organizma kavramları arasında oyun ve energeia’da olduğu gibi bir uyum probleminin olmadığını göstermektir. Bu husus Gadamer’in energeia kullanımını modern dönemde Kant’la birlikte başlayan ve Hegel’de çok daha asli bir çehreye bürünen organizma tar- tışmasına bağlar. Bunun bir sonucu olarak Gadamer, son döneminde bazı temel konu- larda hala anlaşamasalar da Hegel’e hiç olmadığı kadar yakın hale gelir. Her iki düşü- nürü diyaloga sokan bu ikinci iddiayı temellendirebilmek adına da makalede kısaca Kant açısından organizmaların varlığından nasıl bir anlam çıkarılması gerektiğine ve sonrasında ise Hegel’in organizmaların varlığını yaşamın bir taslağı olarak kurucu sta- tütüde değerlendirmemiz gerektiğine yönelik iddiasına yer verdim. Bunu yaparken de basitçe her iki düşünürü aynı potada eritmek yerine Hegel ve Gadamer düşünceleri ara- sındaki özsel farklılıklara da işaret etmeye çalıştım. Özetle, oyun ve energeia kavram- larının kullanımına bakıldığında Gadamer’in ontolojisinde bir kopukluğun ya da tutar- sızlığın görülebileceğini, energeia’nın oyun’dan ziyade organizma kavramına çok daha yakın duran bir kavram olduğunu söylemek mümkündür.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
66
Sayı
66