Yazar "Özdemir, Raziye" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Birinci basamak sağlik çalişanlarinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin belirleyicileri: karabük ili örneği(2015) Özdemir, Raziye; Ural, Sevda; Çınar, Meltem; Nabel, Elnaz Bagheri; Yıldırım, HasanGiriş ve amaç: Bu çalışmada, Karabük ilinde birinci basamak sağlık çalışanlarının iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerini etkileyenfaktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte planlanan çalışma, 2014 yılında gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, 27 aile sağlığı merkezi vebeş toplum sağlığı merkezinde görev yapan toplam 188 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak genel soru formu,Minnesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanan veriler SPSS 20.0programı aracılığıyla analiz edilmiştir.Bulgular: Çalışma grubunun ortalama yaşı 37.0±7.4, aile hekimliği modelinde çalışma süresi 4.1±2.3 yıldır. Çalışanlar, ortadüzeyde iş doyumuna sahip olup (3.1±0.7), içsel doyum puanı 3.3±0.7, dışsal doyum puanı 2.9±0.8dir. Duygusal tükenme,duyarsızlaşma ve kişisel başarı puanları ise sırasıyla 18.5±7.3, 6.1±4.0 ve 20.4±3.9dir. Erkeklerin duyarsızlaşma puanı kadınlara,hekimlerin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları diğer çalışanlarına göre daha yüksektir. Yaş ve aile hekimliği modelindeçalışma süresi arttıkça, duygusal tükenme de artmaktadır. Düşük ücret, sabit gelirin olmaması, görev tanımlarının belirsizliği,mesleğinin gereklerini yerine getirememe gibi çalışanların özlük haklarına ve çalışma koşullarına ilişkin faktörler, düşük iş doyumuve yüksek düşük tükenmişlik ile ilişkili bulunmuştur.Sonuç: Bu çalışma, birinci basamak sağlık çalışanlarının iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin özlük hakları ve çalışma koşullarınaile ilgili özelliklerden büyük ölçüde etkilendiğini göstermektedir.Öğe Doğum öncesi izlemlerin niceliksel ve niteliksel yeterliliği: erzincan ilinden hastane tabanlı araştırma(2021) Demir, Çiğdem; Özdemir, RaziyeAmaç: Çalışmanın amacı, Erzincan’da üçüncü basamak sağlık kuruluşunda doğum yapan kadınların gebelikleri sırasında aldıkları bakımın niceliksel ve niteliksel açıdan yeterliliğinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı çalışma, 2019- 2020 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Örnek büyüklüğü 144 olarak hesaplandı. Doğum öncesi izlemlerin niceliksel ve niteliksel yeterliliği, Sağlık Bakanlığı Doğum Bakım Öncesi Yönetim Rehberi’ne dayanarak değerlendirildi. Veriler, tablo ve grafikler aracılığı ile özetlendi. Bulgular: Çalışmada 156 anneden veri toplandı. Doğum öncesi izlem sayısı ortalaması 12,1±3,4’tür ve kadınların %98,1’i en az dört kez izlenmiştir. İzlemlerde kadınların %98,1’ine göğüs ve kalp oskültasyonu, %63,4’üne ödem kontrolü, %9,0’ına ağırlık ölçümü, %3,2’sine kan basıncı ölçümü, %14,7’sine tetanoza karşı tam aşılama yapılmamıştır. Sonuç: Doğum öncesi dönemde kadınların çok sayıda sağlık kuruluşu başvurusu olmasına karşın, izlemlerde yapılması gereken işlemlerde eksiklikler vardır.Öğe İran İslam cumhuriyeti ve covid-19 pandemisi(2021) Özdemir, RaziyeKöklü medeniyet tarihine sahip olan İran, 1979 devriminden bu yana İslam Cumhuriyeti olarak yönetilen bir ülkedir. Dini Lider’i Ayetullah Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’dir. İran’da sağlık hizmetleri kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tarafından sunulur. 1990’lı yıllardan bu yana süre gelen reformlar kapsamında, 2014’de Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulanmaya başlamıştır. İran’da resmi makamlar tarafından doğrulanan ilk COVID-19 vakaları 19 Şubat 2020’de Kum kentinde ortaya çıkmıştır. Virüs, iki hafta içinde İran’ın 31 şehrine yayılmıştır. 31 Mayıs 2021 itibarıyla, toplam vaka sayısı 2.902.094, toplam ölüm sayısı 79.939, fatalite hızı %2,8’dir. İran’ın ekonomik sorunları ve ABD yaptırımları, salgına bağlı zararları artırmıştır. Salgın sürecinde sağlık sisteminin karşılaştığı zorlukların başında koruyucu ekipman, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı gelmektedir. İran’da 22 Ağustos’a kadar 12 bin sağlık çalışanı enfekte olmuş ve 164 çalışan yaşamını kaybetmiştir. Salgının başlangıcından 2021 yılının ilk aylarına kadar ölen sağlık çalışanı sayısı en az 533 olarak bildirilmektedir.Öğe Izmir büyükşehir belediyesi mezarlıklar müdürlüğü ve izmir sağlık müdürlüğü'nün 2010 yılı ölüm kayıtlarının değerlendirilmesi: bildirimlerin tutarlılığı ve tamlığ(2015) Özdemir, Raziye; Öcek, Zeliha AsliAmaç: Çalışmada, İzmir Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü ve İzmir Sağlık Müdürlüğü'nün 2010 yılı ölüm kayıtlarının tutarlılığının belirlenmesi ve yakalamayeniden yakalama yöntemi ile İzmir'de 2010 yılında gerçekleşen ölümlerin niceliksel boyutunun tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı tipte planlanan bu çalışmada Mezarlıklar Müdürlüğü ve Sağlık Müdürlüğü'nün 2010 yılı tüm ölüm kayıtları incelenmiştir. Kayıtlar birebir eşleştirilmiş ve Mezarlıklar Müdürlüğü'nde kayıtlı olan, ancak Sağlık Müdürlüğü'nde kayıtlı olmayan ölümler Sağlık Müdürlüğü veri tabanına eklenmiştir. İki kuruluşun kayıtlarına dayanarak uygulanan iki kaynaklı yakalamayeniden yakalama yöntemi ile yaş gruplarına ve cinsiyete göre ölüm sayıları ve Sağlık Müdürlüğü kayıtlarının tamlık düzeyi hesaplanmıştır. Sağlık Müdürlüğü'nün gözlenen ve hesaplamalar sonucu elde edilen ölüm sayıları ve özet mortalite ölçütleri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) veri tabanı ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Mezarlıklar Müdürlüğü'nde kayıtlı olan ölümlerin %8.9'unun Sağlık Müdürlüğü'nde kaydı yoktur. Eksik bildirimler, ölü doğumlar (%98.6) ve bebek ölümleri (%46.9) başta olmak üzere genç yaş gruplarında yoğunlaşmaktadır. İki kuruluşta ortak olan kayıtlarda ölen kişilerin yerleşim yeri adresleri önemli ölçüde tutarsızdır. Yakalama-yeniden yakalama yöntemi uygulanarak yapılan değerlendirmelerde Sağlık Müdürlüğü kayıtlarının tamlık düzeyi erkeklerde %88.6, kadınlarda %89.3 bulunmuştur. Hesaplanan Bebek Ölüm Hızı (BÖH) ve Beş Yaş Altı Ölüm Hızı (5YAÖH), Sağlık Müdürlüğü'nün kayıtlarına ve TÜİK verilerine dayalı hızlardan yüksektir. Sonuç: Bu çalışma, ölüm kayıtlarının güvenilirlik açısından yetersizliğini ortaya koymaktadır. Bildirimlerin tam ve zamanında yapılması ve kurumlar arası eşgüdümün sağlanması için sistemde öngörülen kontrol mekanizmalarının daha etkin işletilmesine gereksinim vardır.Öğe Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının klinik karar destek sistemlerine yaklaşımı(2020) Özdemir, Raziye; Gülhan, İbrahim; Tosun, Gökhan; Uyar, İbrahim; Doğan, Aşkın; Kurban, Yüksel; Yıldırım Karaca, SunaAmaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de üçbüyükşehirde görev yapan kadın hastalıkları vedoğum uzmanlarının klinik karar destek sistemi(KKDS) kullanım düzeyinin belirlenmesidir.Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tipteki araştırmanınçalışma grubunu, İzmir, Ankara ve İstanbul illerindegörev yapan 872 KHDU’nun 178’i (%20,4)oluşturdu. KHDU’ları ile yüz yüze görüşme yoluylatoplanan veriler, yüzde dağılım biçiminde özetlendi.KKDS kullanımı ile bağımsız değişkenler arasındakiilişki ki-kare testi ile değerlendirildi.Bulgular: Uzman hekimlerin %71,9’u çalışmasaatlerinde en az bir KKDS kullanmaktaydı. Her günKKDS kullanan hekimlerin yüzdesi 14,8 idi. KKDSkullanma yüzdesi genç hekimlerde (p<0,001),kadınlarda (p<0,001), uzmanlık süresi 15 yıldan azolanlarda (p<0,001), akademik unvana sahipolanlarda (p= 0,012), kamu sektöründe (p= 0,005)ve III. basamak sağlık kuruluşunda çalışanlarda(p<0,001) yüksekti.Sonuç: KHDU’ların büyük bölümü KKDSkullanmasına karşın, her gün düzenli olarakkullananlar düşük düzeydedir. KKDS uygulamalarıkonusunda uzmanlık dernekleri tarafından tanıtım veeğitim yapılması önerilebilir.Öğe Karabük ili safranbolu ilçesinde doğum sonu bakım hizmetlerinin kapsamı ve hizmet kullanımının belirleyicileri(2019) Özdemir, Raziye; Karaçali, MerveAmaç: Anne ve bebek sağlığının geliştirilmesi, mortalite ve morbiditenin azaltılmasında doğum sonubakım (DSB) hizmet kullanımı ve kapsamı önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, Karabük iliSafranbolu ilçesinde DSB hizmetlerinin hizmet kullanımını ve kapsamını etkileyen faktörlerideğerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte planlanan bu çalışmada doğum sonu 42 günlük sürecini yenitamamlayan 169 anne yer almaktadır. Kadınlara ulaşmak için aile hekimlerinin kayıtlarındanyararlanılmıştır. Veriler, Sağlık Bakanlığı?nın Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi temel alınarakhazırlanan bir soru formu aracılığı ile toplanmıştır. Anket formunda sosyodemografik özellikler, sağlıkdurumu, üreme sağlığıyla ilgili değişkenler, gebelik izlemlerinin sayısı ve niteliğiyle ilgili değişkenlersorgulanmıştır. Analizlerde ki-kare testi kullanılmıştır.Bulgular: Doğum sonu hastanede izlenen kadınların düzeyi %99,4?tür. Hastaneden taburcu olduktansonra kadınların %13?ü hiç izlenmemiştir. Tam izlem sıklığı %26?dır. Doğum sonu hastaneden çıktıktansonra DSB hizmeti almak için yapılan başvurular sırasıyla %42,2 özel hastaneye, %41,1 aile sağlığımerkezine, %16,8 kamu hastanesine yapılmıştır. Doğum sonrası dönemde hiçbir kadın evde ziyaretedilmemiştir.Sonuç: Çalışma DSB hizmet kullanımının düşük olduğunu ve DSB hizmetlerinde birinci basamağın rolüazalırken özel sektörün rolünün arttığını göstermektedir. DSB hizmetlerinin toplum tabanlı ve kapsayıcıolması anne ve bebek sağlığının geliştirilmesinin temel koşuludur.Öğe Postpartum dönemde ortaya çıkan maternal ve neonatal komplikasyonlar ve ilişkili faktörler: bir özel hastane örneği(2023) Özdemir, Raziye; Kargı, Nalan; Afacan, MerveAmaç: Çalışmanın amacı, Karabük’te bir özel hastanede postpartum maternal ve neonatal komplikasyonların sıklığının ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel çalışmanın örnek büyüklüğü 304 olarak saptanmıştır (evren 1782, prevalans %50, hata payı %5, %95 güven aralığı). Çalışmada, 11 Eylül 2017-11 Aralık 2017 tarihleri arasında gerçekleşen 307 doğum incelenmiştir. Çalışmanın bağımlı değişkeni, maternal ve neonatal komplikasyonlar; bağımsız değişkenler, annenin sosyodemografik ve obstetrik özellikleridir. Veriler, 1) tanımlayıcı soru formu, 2) maternal komplikasyon değerlendirme formu ve 3) neonatal komplikasyon değerlendirme formu aracılığı ile toplanmıştır. Veriler, bivariate ve multivariate lojistik regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: En az bir maternal komplikasyon sıklığı %26.7’dir. Maternal komplikasyon sıklığını sezaryen doğum 9.8 kat, doğum için acil başvuru 8.4 kat, köyde yaşama 7.0 kat, eşin işçi veya kendi hesabına çalışan olması 3.9 kat artırmıştır. Gebelik süresi arttıkça, komplikasyon sıklığı azalmıştır (OR= 0.7). Yenidoğanların %33.9’unda en az bir komplikasyon gözlendi. Komplikasyon sıklığını sezaryen doğum 9,6 kat, doğum için acil başvuru 4.9 kat, gebelikte sigara kullanımı 4.4 kat artırmıştır. Gebelik süresi arttıkça, komplikasyon gelişme olasılığı 0.8 kat azalmıştır. Sonuç: Çalışmada saptanan yüksek postpartum maternal ve neonatal komplikasyon düzeyi, doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonu bakım hizmetlerinin iyileştirilmesine olan acil gereksinimi vurgular.Öğe Sağlık çalışanlarının üretkenlik düzeyi ve ilişkili faktörler: bir özel hastane örneği(2021) Özdemir, Meral; Özdemir, RaziyeAmaç: Bu çalışmanın amacı, Karabük’te bir özel hastanede görev yapan sağlık çalışanlarının üretkenlik düzeylerinin ve üretkenlik düzeyi ile ilişkili faktörlerin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel araştırmanın çalışma grubunu, hastanede sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıflarında görev yapan toplam 180 sağlık çalışanının 164’ü (%91.11) oluşturdu. Çalışmanın bağımlı değişkeni, sağlık çalışanlarının üretkenlik düzeyidir. Bağımsız değişkenler ise çalışma koşulları ve özlük hakları ile ilgili özellikler, iş stresi, iş güvencesizliği ve örgütsel bağlılık düzeyleridir. Veri toplama aracı olarak 1) tanımlayıcı soru formu, 2) Endicott İşte Üretkenlik Ölçeği, 3) İş Stresi Ölçeği, 4) İş Güvencesizliği Ölçeği ve 5) Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde Ki-kare, Pearson Korelasyon ve Student’s t testleri kullanıldı. Bulgular: Sağlık çalışanlarının üretkenlik puanı ortalaması 21.41±13.90 idi. Üretkenlik düzeyi 30 yaşın üstünde (%61.11), erkeklerde (%67.35) ve hekimlerde (%74.07) yüksekti. Özlük haklarının kullanımı ve çalışma koşulları ile ilgili pek çok değişken, üretkenlik düzeyi ile ilişkili idi (p<0.05). İş stresi puanı yükseldikçe üretkenlik düzeyi düşerken (r=0.702, p<0.001); iş güvencesizliği ve örgütsel bağlılık puanı yükseldikçe üretkenlik artıyordu (sırasıyla r=-0.398, p<0.001, r=-0.341 p<0.001). Sonuç: Çalışma, özel sektör sağlık çalışanlarının üretkenliği ile ilişkili olan çeşitli psikososyal risk faktörüne maruz kaldığını göstermektedir. İşçi sağlığını merkeze alan politikalar çerçevesinde, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının ve özlük haklarının iyileştirilmesine gereksinim vardır.